Top Social

Featured Posts Slider

.

Image Slider

28 Kasım 2014 Cuma

"Su bulunmayan gezegenlerde de yaşam olabilir." [video]

Videolar, Uzayda hayat var mı?, Evrende yalnız mıyız?, Hayat olabilecek gezegenler,




"Onlar bu dünyadan değildi. Enkazda minik tuhaf adamlar vardı." | Roswell UFO kazası [video]

"Onlar bu dünyadan değildi. Enkazda minik tuhaf adamlar vardı." | Roswell UFO kazası [video]




NASA'nın uzaylılara gönderdiği Türkçe mesaj [video] SpaceExplorer.TV

Videolar, NASA, Voyager 1, Voyager 2, Güneş sistemimizin dışı, Uzaya gönderilen mesajlar, Uzayda hayat var mı?, Evrende yalnız mıyız?,



NASA bize gerçek Mars'ı göstermiyor mu? Amatörlerin teleskobundan bambaşka bir Mars... [video]

Merih, Mars, Videolar, NASA neden gizliyor, NASA, Mars'ta yaşam var mı, Uzayda hayat var mı?,




NASA bilim adamı: "Küresel ısınma nedeni ile uzaylı istilası yaşanabilir." [video]

Videolar, NASA, NASA neden gizliyor, Küresel ısınma, Uzaylı istilası, Uzayda hayat var mı?, Evrende yalnız mıyız?,




Onlar Ay'ın her yerindeler: Ay fotoğraflarındaki UFO'lar ve anormallikler. [videolar]

Videolar, Ay, UFO, UFO'lar gerçek mi?, Apollo 18, Apollo görevleri, NASA neden gizliyor, Ay'a bir daha neden gitmediler, Ay'da üs, Ay'daki gizli üsler,




Müslüman uzaylılar: İngiliz polisin gördüğü UFO ve sakallı, cübbeli, takkeli uzaylılar [video]

Videolar, Müslüman uzaylılar, Uzaylılar, Merih, Mars'lılar müslüman mı, Kaçırılmalar,

Müslüman, zararsız, medeni ve insan uzaylılar

‘Müslümanların yüzde 44’ü uzaylılara inanıyor’

Videolar, Uzayda hayat var mı?, Müslüman uzaylılar, izle, Evrende yalnız mıyız?, Hadislerde uzay, Ayet ve Hadisler,



ABD’li gökbilimci Profesör David Weintraub her 10 Müslümandan 4’ünün uzaylıların varlığına inandığını iddia etti. Profesör David Weintraub diğer dinler hakkındaki benzer iddialarının da yer aldığı kitabını yayımladı.

Kitapta yer alan iddiaya göre, bu oran Yahudiler arasında yüzde 37, Hristiyanlar arasında ise, yüzde 32.

Mükemmel bir kısa film: Bilim tarihi ve dünya tarihi yeniden yazılmalı [video]

Kısa belgesel, Videolar, izle, Dünya tarihi yeniden yazılmalı, Müslüman bilim adamları, Müslüman gök bilimciler, Müslüman astronomlar, Müslüman uzaylılar,




Mısır'da bir uzaylının mumyası bulundu. Kralın danışmanı, gökten gelen adam: Osirunet [video]

Videolar, Mumyalar, Mumyalanmış uzaylılar, uzaylı mumyası, Ay'da bulunan uzaylı mumyası, Ay'daki kadın mumyası, Mısır, Antik Mısır,




Mars'ta insan kafatası mı bulundu? [video]

Mars, Merih, Videolar, Mars'ta yaşam var mı, Uzayda hayat var mı?, Evrende yalnız mıyız?, NASA neden gizliyor,





Macar bilim adamları: "Mars'ta canlı organizmalar var." [video]

Videolar, Mars, Merih, Merih'e nasıl kaçırıldım, Mars'ta yaşam var mı, Uzayda hayat var mı?, Evrende yalnız mıyız?,




NASA'ya inat 'Venüs'te hayat var ' | Bilim adamları Venüs'te hayat olduğunda ısrar ediyorlar. [video]

Videolar, Venüs, Venüs'te hayat var mı, Rusya, Rusya uzay araştırmaları, Uzayda hayat var mı?,




"Kara delikler bir sıra halinde yer alıyorlar ve yıldızlar arası bir uzay ağı oluşturuyorlar." [video]

Videolar, Kara delik, Uzayın gizemleri,





Japonlar şeffaf fare ürettiler. Canlıları şeffaflaştırmanın formülü bulundu [video]






İspanyol istihbarat örgütü: "Uzaylılar Türkçe konuşuyor." [video]

Uzaylılar Türkçe konuşuyor, Videolar, Uzayda hayat var mı?, Evrende yalnız mıyız?, Alfa centauri, Güneş sistemimizin dışı,




Man in Black filmi gerçek oldu. Bu bir bilim kurgu filmi değildir: Işıkla beyin kontrolü; hafızanın silinmesi [video]

Man in Black, Siyah Giyen Adamlar, Videolar, izle, Beyin kontrolü, Zihin kontrolü, Elektromanyetik savaş,




İran, ABD'yi uzaylıların yönettiğini iddia ediyor. [video]

İran, ABD, Uzaylılar, Griler, Uzayda hayat var mı?, Evrende yalnız mıyız?, UFO, UFO'lar gerçek mi?, Videolar,




Allah, Adem'den önce, yüz bin Adem yarattı. Daha önce, yüz binlerce kere kıyamet koptu.

Videolar, Adem aleyhisselamdan öncesi, Geçmiş teknoloji devirleri, Dünya tarihi yeniden yazılmalı, 300 milyon yıllık cıvata,

"ALLAH, Adem'den Önce Yüzbin Adem Yarattı" Hadisi

İslâmî kaynaklarda özellikle tefsir ve tarihe ait eserlerde, Hz. Adem (a.s.)'dan Önce yeryüzünde insan veya ona benzer akıllı ve şuurlu bir varlığın bulunup bulunmadığı meselesi, bir ihtilaf konusu olarak günümüze kadar tartışılagelmiştir.

Bu ihtilaf, Adem (a.s.)'ın yaratılışıyla ilgili Bakara Sûresi'nde zikredilen "halife" kelimesi ile meleklere atfedilen, "Yeryüzünde fesat çıkaracak, kan dökecek birini mi yaratacaksın?" [Bakara, 30] anlamındaki âyetten kaynaklanmaktadır.

Söz konusu âyetin nasıl bir ihtilafa yol açtığı, bu ihtilafın niçin olduğu taraflarca ileri sürülen fikirler sayesinde bilinebileceğinden önce tefsir kitapla­rında yer alan görüşler üzerinde durmak gerekmektedir. Bu konudaki görüş­ler daha çok iki madde altında toplanmaktadır:

Birinci görüşe göre,





Kur'an'da Adem (a.s.)'a ve onun soyuna halife denildiğine göre, yeryüzünde Adem'den önce başka bir insan türü yaşamış olmalıdır. Bunlar yeryüzünde fesat çıkardıkları için helak edilmişler, bu se­beple de Adem ve soyu halife yani bu eski insanların halefi olmuş onların yerine geçmiştir. Melekler de Adem'in neslinin yeryüzünü fesada veren ve kan döken varlıklar olacağını bu eski insanlarla kıyaslayarak ileri sürmüşler­dir. İbn Abbas (ö.68/687)'tan nakledilen bir rivayete göre Adem (a.s.)'dan önce cinler yaşamış, daha sonra ALLAH onları yok etmiş ve yerlerine Adem ile soyunu yaratmıştır. Bu iddiada söz konusu varlıkların daha çok cinler olduğu anlaşılmaktadır.[Taberî, I, 199-201; İbn Kesîr, I, 70-7Î; Âlûsî, I, 220: Bolay, Süleyman Hayri, "Adem (as)" DM., 1,359.]

Konu iie ilgili olarak İbn Arabi'nin Fütûhât'ta iki yerde bahsettiği [Fütuhat, III, 348, 549] bu olayın mahiyetini Bursevî'nin kendi üslûbu çerçevesinde ele alacak ve Fütûhât'ta yer alan aslı ile de bir karşılaştırma yapmaya çalışacağız. Bu hâdise kısaca şöyle cereyan etmiştir:

Muhyiddin ibn Arabî, bir gün Kabe'yi tavaf ederken bazı şahıslar görmüş, onlardan biri kendisine;

Sen beni bilir misin? Ben senin evvel gelen ecdadındanım, demiştir. İbn Arabî de;

Sen dünyadan intikal edeli ne kadar müddet oldu? diye sormuş, bunun üzerine o şahıs;

Kırk bin seneden fazladır, diye cevap vermiştir. İbn Arabî, Ademoğlu neslinin bu kadar ömrü yoktur. Zira devr-i sünbüle, yani insanlık tarihi yedi bin senedir, demiş bu defa o şahıs;

Hangi Adem'den sorarsın? yakın olandan mı, yoksa uzak olandan mı?

şeklinde karşılık vermiştir. O esnada İbn Arabî, Peygamber (a.s.)'dan rivayet olu­nan "ALLAH yüzbin Adem yaratmıştır" hadisini hatırlamıştır. [ Ferah, I, 26, II, 35; Hadis~i Erbain, s. 193-194; Si/site, s. 140. Bursevrnin bu eserlerinde hadis, "ALLAH, Adem 'den Önce yüzbin Adem yaratmıştır" şeklindedir.]

Böylece İbn Arabî, bu şahsın Adem (a.s.)'dan önce yaratılan insanlardan olabileceğini anlamış ve bu olayı peygamberlerden İdris (a.s.)'a sormuş, o da onun bu keşfini tasdik ederek;

"Biz peygamberler topluluğu öncesini bilmesek de âlemin sonradan ya­ratıldığına iman ederiz. Hak Teâlâ ise kâinattan önce de var idi" demiştir. [1496] İbn Arabî devamında, âlemin sonradan yaratıldığı şüphesiz olmakla birlikte insa­nın ne zaman yaratıldığı konusunda tarihin meçhûl olduğunu söylemiştir. [ Bu bilgiler aynısıyla Rûh VIII, 405-406'da da geçmektedir.]

Bir başka rivayette ise bu durum şöyle anlatılmaktadır:
İbn Arabî tavaf sırasında tanınmayan bir takım adamlar görmüş, onlara kim olduklarını sormuş, onlar da "Biz Adem'den kırk bin yıl önce gelen ilk ecdadınızdanız" diye cevap vermişlerdir. [İbn Arabî, III, 348; bk. Ferah, I, 26.] Öyle ki onlardan biri İbn Arabî'ye Şu beyti okumuştur:

Lekad tufnâ kemâ tuftüm sinînâ

Bihâze'l-beyti tarran cemîâ"

Mânası:

Sizin tavafınız gibi biz de tavaf ettik senelerce

Bu beyti toptan hep beraberce. [1499]

Bursevî Duhan Sûresi'nde yine bu meseleye işaret etmiş, "O, sizin de Rabbiniz, sizden önceki babalarınızın da Rabbidir" [1500] âyetinin tefsirinde şöy­le demiştir:

"Şeyh İbn Arabî (k.s.), Fütûhât-ı Mekkiyye'sinin "Bâbû hudûsi'd-dünyâ: Dünyanın Yaratılışı Babı'nda "İnkazâ kable Adem'e mietü elf Adem: Adem'den önce yüzbin Adem gelip geçmiştir" şeklindeki zayıf hadisi zikret­miştir. İbn Arabî, bir defasında Kabe'yi tavaf ederken bununla ilgili olarak bir keşfe ve müşahedeye mazhar olmuş, tavaf sırasında bazı ruhlar kendisine temessül etmiştir." [Rûh, VIII. 405.]

Bursevî, diğer eserlerinde zikrettiği bilgilerin aynısını burada da tekrarlamıştır. Fakat burada diğerlerinden farklı olan tek nokta yukarıda zikredilen hadisin "hadisen zaîfen: Zayıf hadis" olduğuna işaret edilmiş olmasıdır. [Rûh, VIII, 405.]

Bursevî, İbn Arabî'nin keşfine paralel bir görüşü tabiînden olan Muhammed Bakır (ö,114/733)'dan nakletmiştir. Muhammed Bakır şöyle demiştir:

"Ebu'l-beşer olan Adem'den önce bin belki daha fazla Adem gelmiş"

Aynı görüş oğlu Cafer-ı Sadık (ö. 148/765)'tan da rivayet edilmiş, onun da Adem (a.s.)'dan önce bir milyon Adem yaratıldığı fikrinde olduğu belirtilmiştir.

İkinci görüşe göre, 


Hz. Adem'in halife diye tanıtılmasından daha önce bir insan türünün yaşamış olmasının gerekmiyeceği, zira halife kelimesinin burada "Daha önceki bir insan topluluğunun halefi" mânasına değil, ALLAH'ın vekili, O'nun emirlerini uygulayan anlamında kullanıldığı, meleklerin Hz. Adem ve soyu hakkındaki bu bilgilerinin ya ALLAH'ın daha önce bu konu ile ilgili onlara bilgi vermesinden ya da Levh-i Mahfuz'daki yazıyı okumuş olma­larından kaynaklanmış olduğu ileri sürülmüştür.



Biz Ademoğullarının nesli yüz milyonlarca senedir dünyada olabilir mi?
Günümüz bilimsel araştırmalarının neticeleri de Adem aleyhisselamdan önce başka Ademler olduğuna işaret ediyor. 

Sonunda kabul ettiler: Titan'da hayat var | Uzayda hayat var mı? [video]

Titan, Güneş sistemi, Hayat olabilecek gezegenler, Uzayda hayat var mı?, Su bulunan gezegenler, Satürn, Satürn'ün uyduları, Güneş sistemimizdeki uydular, Videolar,




Gezegen kadar büyük UFO’lar güneşimize yaklaşıp yakıt ikmali yapıyorlar. NASA görüntüleri [video]

Videolar, Güneş, UFO'lar gerçek mi?, Dev UFO'lar, Uzayda hayat var mı?, SOHO, NASA, Evrende yalnız mıyız?, UFO,




27 Kasım 2014 Perşembe

İşte gerçek Ay. | Ay'daki terk edilmiş uzay gemisi, binalar, şehirler, üsler, kuleler [video]

videolar, Ay, Ay'daki gizli üsler, gizli askeri üsler, Gizli uzaylı üsleri, Gizli yer altı üsleri, NASA neden gizliyor, Apollo 18, Ay'daki antik şehir, Uzayda hayat var mı?,




Dünya tarihi yeniden yazılmalı: Dünyada 300 milyon yıl önce yüksek teknoloji vardı? [video]

Videolar, Geçmiş teknoloji devirleri, Antik uzaylılar, Antik uzaylılar belgeseli, Dünya tarihi yeniden yazılmalı, Süleyman aleyhisselam, 300 milyon yıllık cıvata, Daha önceki teknoloji çağları, Adem aleyhisselamdan öncesi,

51. bölge çalışanının itirafları | Dünyanın nüfusu yüksek yerlerini yok edecekler. [videolar]

Videolar, 51. Bölge, gizli askeri üsler, Uzayda hayat var mı?, Gizli yer altı üsleri, Yer altı tünelleri, yer altı üsleri, Griler, CIA,




CIA casusu itiraf etti: "Roswell'e gerçekten UFO düştü." [video]

Videolar, CIA, Roswell UFO kazası, UFO kazaları, ABD, Uzayda hayat var mı?, Evrende yalnız mıyız?, UFO,




Her geçen gün yolcu uçakları daha da TEHLİKELİ oluyor. [video]

Havacılık, Boeing, Yolcu uçakları, ABD, Airbus, Malezya Hava Yolları, Kaybolan Malezya uçağı, Videolar,

Havacılık sektöründe çok çirkin şeyler oluyor. Kaybolan Malezya Hava Yollarına ait uçağa ne oldu? Boeing batıyor mu? Batılı uçak firmaları ve hava taşımacılığı firmaları ne durumdalar?


Ay'ın ikiye ayrılması mucizesi (Kıyamet vakti yaklaştı, ay ikiye ayrıldı - Kamer Suresi:1) [video]

Videolar, Ay, Ay'ın ikiye ayrılması, Mucizeler, Ay uzay aracı mı, Space Explorer,




Kendisini korumak için ışık tüküren balık: Kardinal balığı [video]

Videolar, Işık saçan canlılar, Enteresan canlı türleri,


Mavi ışık üfleyen balık ya da ışık tüküren balık hayal edebilir misiniz? Edemiyorsanız kaygılanmayın, burada gerçeği var:


Çevresine ışık yayan ya da lamba gibi ışıldayan balık türleri duymuş ve belgesellerde görmüşsünüzdür. 

Peki ışık tüküren bir balık duydunuz ya gördünüz mü?

İşte size mavi alev tüküren ya da Işık üfleyen bir yaratık. 

Kardinal balığının kendisini düşmana ışık tükürerek savunuyor.




IŞIĞI YEDİKLERİ BALIKTAN ÜRETİYORLAR

Kardinal balıklarının başlıca yiyeceği olan ostrakot denilen deniz canlıları ışık üretmekte baş faktör. Kabuklu yapıya sahip bu mikroskobik canlıları yiyen kardinal balıkları, ostrakotları bir havai fişeğe dönüştürüyor.

Bu ilginç savunma mekanizması, balığın tükürdüğü ışık şeklinde tezahür ediyor..

Bu ilginç taktik, başka bir balığın yemeği olmama konusunda işe yarıyor olsa da başka aç balıklara da davetiye çıkartıyor. Saydam olan ve bu sayede başka canlılar tarafından zorlukla görülen kardinal balıkları, ateş tükürdükleri an kendilerini açığa çıkartıyorlar.
26 Kasım 2014 Çarşamba

Nazi UFO'ları gerçek UFO'lar değildi. Daire şeklinde yapılmış, jet motorlu uçaklardı.

Nazi Almanya'sı, Nazi UFO'ları, Nazi uzay araştırmaları, Adolf Hitler, Hitler Almanya'sı, UFO, UFO'lar gerçek mi?, Uzayda hayat var mı?,

Hitler İkinci Dünya Savaşı sırasında UFO'lara benzeyen bir uçak geliştirdi. Ancak üretim fabrikası bombalanınca Alman UFO'ları kullanılamadı


Almanya'da ortaya çıkan yeni tarihi kaynaklar Hitler'in savaşın son döneminde UFO'lara benzeyen uçaklar geliştirdiğini ortaya koydu. Alman belgeseline göre 1943 yılında Naziler Avrupa'da üstünlüğünü korumaya devam ediyordu. Ancak diğer bölgelerde orduları gerilemeye başlamıştı. Bunun üzerine Hitler çareyi Pseudonym 7 adı verdiği kanatsız uçaklar üretmekte buldu. Andreas Epp adlı bir mühendisten çalınan planlarla hazırlanan prototip uçaklar, radarlara yakalanmıyor ve kendi çevrelerinde dönerek hareket ediyordu. Hazırlanan 15 prototip uçağın görünüşü UFO'lara benziyordu.

Mussolini'ye tanıttı
Hitler test uçuşları başarıyla sonuçlanınca bunları dostu İtalya lideri Mussolini'ye de tanıttı. Mussolini'nin silah danışmanlarından Luigi Romersa (84) Almanlar'ın UFO'sunu "Yuvarlaktı, ortasında çevresi tamamen camla kaplı bir kokpiti, kenarında jet motorları vardı" diyerek tarif ediyor. Fabrika hataları nedeniyle uçaklar üretilemedi. Savaşın son aylarında da Prag'da Skoda fabrikası ile beraber çizimleri ve prototipleri de yok edildi. (Vatan Gazetesi, 06 Aralık 2014)

Göz ardı edilen gerçekler: 21. Yüzyıl Şifreleri isimli program neden yayından kaldırıldı?

Ali Bektan, 21. Yüzyıl Şifreleri, Hamza Yardımcıoğlu, Mehmet Fahri Sertkaya, Farah Yurdözü, Reptilian uzaylılar, Masonluk,


Vah vaahhh!

21. Yüzyılın Sefilleri programı yayından kaldırılmış. Ne kadar sevindiğimizi kelimeler ile ifade etmek mümkün değil...

Şu necip milletimizin, özellikle de eğriyi ve doğruyu tam olarak idrak edememiş gençlerimizin beynini sulandıran, bir sanal korku imparatorluğunun içinde sanal bir hapse sokan, itikadı bozan, dininden eden böylesine rezil, seviyesiz bir programın yayından kaldırılmasından daha sevindirici ne olabilir?  Sayelerinde kendi memleketimizde düşman tahakkümünde gib his ediyorduk kendimizi...

Zaten bu program böyle olmasa idi, tam tersi olsa idi hiç yayından kalkar mıydı? Hangi TV'nin yöneticileri, gerçekten ilgi çeken ve izlenen bir yayını kaldırsın?

Ama Ali Bektan isimli Mason arkadaşımızın profiline baktığınızda, yaşanan bu durum çok farklı anlatılıyor. Ne imiş, bazı kesimlere rahatsızlık verdiği için kaldırılmışmış... Gülünesi bir iddia... Hemen bir altındaki durum güncellemesine bakarsanız, zaten o güncellemede, programın çok düşük reytingden dolayı kaldırıldığını da kendisi ifade etmiş. 


Mesele programın günü ya da saati değil... Kanal, programı defalarca farklı güne ve saate aldı. Ali Bektan da defalarca profilinden paylaştığı durum güncellemeleri ile "Desteğinize ihtiyacım var. Programın reytingi çok düşük. Böyle giderse kanal programı yayından kaldıracak." dedi.

Şu dünyada her şeyi öğrendim de Ali Bektan gibilerin nasıl bir kafa yapısı olduğunu, nasıl olup da koskoca bir milleti, böyle acayip bir hareket tarzı ile istediği şekle sokabileceklerine inandıklarını bir türlü öğrenemedim. Sadece birkaç dakika ara ile paylaşılan iki durum güncellemesinin birbirine tezat olduğunu bile fark edemeyecek, Space Explorer'da hazır bulduğu bir araştırmayı doğru düzgün anlayıp da programında anlatamayacak, program boyunca on kere reklamını yaptığı konulara iki küsur saatlik programda hiç temas bile edemeyecek, hem kendisinin hem de kendi gibi konuklarının, iddia ettikleri şeylere muteber bir kaynak istediğinde cevap veremeyecekleri kadar sorunlu Tv programının, bu kadar uzun süre yayında kalmasıdır aslında tuhaf olan...

Acaba Lions masonları ile bu kadar içli dışlı olmasa, masonları deşifre ediyormuş gibi gözükürken kara propaganda yapmasa, gölgelerinden bile korkan bir avuç aptal ve ahmak masondan koskoca bir milletin, milyonlarca insanın bir nane varmış gibi korkmalarını sağlamasa... Profilini takip edenlerin çoğu Sabetaycı, gizli yahudi, gizli ermeni olmasa... Atatürkçülük görüntüsü üzerinden kendilerine bir dokunulmazlık zırhı yapmaya çalışılmasa, iki konuda olsun, iki dakika olsun samimi olunsa ve bu milletin ehli sünnet (sünni) İslam inancına sürekli saldırı olmasa, o programı o masonlar-yahudiler-ermeniler bu kadar uzun yayınlatırlar mıydı? 

Sık sık Masonları sözde deşifre den programlar yapan Ali Bektan, Tarihi Topkapı Lions Klübü'ndeki Mason dostlarından plaket alırken. Bu fotoğrafın ne demek olduğu, tarafımdan kendisine sorulmuş, o da profilinde şahsıma ve hiç tanımadığı aileme en iğrenç, en ahlaksız ve insanlık dışı küfürleri etmekle karşılık vermiştir. 

21. Yüzyılın Sefilleri isimli seviyesiz programın TV Em isimli, ismi bile kopya ve seviyesiz TV kanalından bile kaldırılmış olması, bu milletin geleceği adına ümidimizi çok daha kuvvetlendirdi. Bir kaç sene sona Türkiye televizyonlarında bu tarz seviyesiz programlar hiç yer bulamayacaklar. 

Ali Bektan, önümüzdeki sürecin Türkiye'sinde var olmak istiyorsa:

- Önce itikadını düzeltmeli. Ya çıkıp Müslümanlık gibi bir derdi olmadığını dürüstçe açıklamalı (ki bu anayasal bir hakkı, Musevi de olabilir Hristiyan da, Müslüman olmak zorunda değil) ya da doğru düzgün müslüman olmalı. Hemen her programında, müslümanları küfre götüren inançları islam adına iddia etmemeli. Her sözünde, her programında, her kitabında İslam'ı referans gösterirken kendi kafasından ve kendi bozuk itikadından saçmalama yapmamalı.

- Lions olsun, Rotaryen olsun, bütün Masonlardan uzak durmalı. Zira her geçen gün daha da hızlı ve şiddetli bir şekilde deşifre olacak ve projeleri başarısız olacak bu kesimlerin...

- Gelecekten haber verdiğini iddia eden sapıkları, medyumları, cincileri, kahinleri, ilim diye, bilim diye ekranlara çıkatmamalı. Telefondan canlı yayına bağlanan bu ülkenin vatandaşları, medeni bir üslup ile  "Geleceği Allah'tan başkası bilemez" deyince, o telefonu, o vatandaşın yüzüne kapattırmamalı. 

- Kitap yazmış, TV programı yapmış, sağda solda yazılar yazan biri olarak, profilinde ana bacı küfürler etmenin ne kadar adi, ne kadar vahim bir durum ve terbiyesizlik olduğunu idrak etmeli. 

- Sırf ilgi çekici diye, kendi bile inanmadığı ve asla ispat edemeyeceği paylaşımları profilinde ve sayfasında paylaşmamalı. Defalarca programına katılan Farah Yurdözü isimli şahsın, meydanı boş bularak atıp tutmasına, iddialarının çoğunu mesnedsiz bırakmasına, sınır tanımayıp kendi şashi emelleri için bütün islam alimlerini karalamasına-kullanmasına izin vermemeli. Bu müslüman millet, İslam'ı referans göstererek atıp tutanların çoğuna haddini bildirdi. Masonların, sabetaycıların ve çift kimliklerin himayesinde olup milyonlarca dolar ile desteklenen bir kaç tanesi kaldılar ekranlarda, onlara da yakındır haddini bildirir.

- İyi bilmeli ki, bu millet sığır değil... Kimse millete-halka rağmen, kendi sapık fikirlerini dikte edemez. Başarılı olamaz. O programı en başarılı ulusal kanallarda ve en izlenesi vakitlerde bile yayınlasa, ne kendisini, ne çıkattığı kendisi gibi tipleri bu millet tasvip etmez. Sadece profiline ve etrafına topladığı bir kaç bin kişilik kimliği gizli, Yahudi, Ermeni bilmem ne tipler alkışlar. Sonu da böyle olur...



#mfs kişisel hesapları: twitter | facebook | google+ | web

Not: Bu yazıyı, yine ana bacı küfür etmesi riskini göze alarak yazdım. Bu sefer de bir terbiyesizlik yaparsa, mahalle serserisi gibi içinin pisliğini hiç haya etmeden dökerse,  doğrudan yargıya intikal ettireceğim. Daha önce kendi profilinde, şahsımı hedef alarak ettiği sayısız küfürler çok çok ağır ve terbiyesizce olduğu için, buraya alıntılamaktan haya ettim. 




25 Kasım 2014 Salı

ABD'nin Ay'ı atom bombaları ile bombalamak istemesinin gerçek sebebi neydi?

Ay, Nükleer silahlar, Sovyet uzay araştırmaları, Soğuk savaş dönemi, ABD, Gizli uzaylı üsleri, Ay'daki antik şehir, Ay'daki kadın mumyası, Mehmet Fahri Sertkaya, NASA, Rusya,




Ne kadar çabuk inanıyoruz...



"Sovyetler Birliği Sputnik adı verilen ve bir basketbol topu büyüklüğünde olan, dünyanın ilk yapay uydusunu uzaya çıkartmayı başarınca, ABD de buna karşılık Sovyetler'e gövde gösterisi yapmak için Ay'a nükleer füze gönderip yok etmeye çalıştı."


Cümle ve iddia aynen böyle... 

Sovyetler uzaya uydu fırlatmış ama resmi tarihe göre daha hiç kimse Ay'a gitmemiş ya da Ay yakinen incelenememiş, mahiyeti-yapısı anlaşılamamış ama nükleer füze gönderilip Ay üzerinde bir yerler ya da tamamen Ay imha edilmek isteniyor, öyle mi? Gövde gösterisi yapılacak ise "Sen top kadar bir uyduyu uzaya göndermiş olabilirsin. Ama biz de Ay'a gideriz, bak gör" dersin ve hiç beklemeden Ay'a gider gelirsin...

Aslında mevzu öyle değil... Yaygın kanaatin aksine, ilk UFO kazası 1947'de yaşanmadı. Daha bin dokuz yüzlü yıllara girilmeden kaza yapıp düşen ve enkazda dünya dışı insanlar bulunan UFO'lar oldu. 1947'ye kadar başka oldu mu bilmiyoruz ama nihayet FBI'ın da resmi itirafı ile artık biliyoruz ki 1947'de de bir kaza oldu. Ve bu kazada sadece ölü uzaylılar değil, diri uzaylılar da ele geçirildi. Ve bunlardan hem uzayın sırlarına dair hem de Ay'a dair çok şeyler öğrenildi daha 1947'de... İşte ondan sonra Ay'ın yapay olduğu, içinin boş olduğu, Ay'ın binlerce senedir dünya dışı başka insan ırkları tarafından kullanıldığı ve daha da fazlası öğrenildi. Yani ABD Ay'a ve Mars'a gitmeden önce Ay ve Mars hakkında ve daha pek çok gezegen hakkında, dünya kamuoyu ile paylaşsa büyük sarsıntılara sebep olacak bilgilere sahip oldu. 

Ay'da askeri üsler kuran dünya dışı insanları, kendisine bir tehdit olarak gören ABD buna bir çare arama yolunu tuttu. İşte Ay'ı nükleer füzeler ile vurup imha etme projesi bunun için oluşturuldu. Tabii olarak sonuca gidilemedi. Birincisi ABD'nin bunu yapabilecek teknik gücü yoktu. İkincisi, Ay'ı üs edinenler bu kadar kolay hedef değildi. Mutlaka kendilerini savunacaklar ve mutlaka karşılık da vereceklerdi. Zaten meşhur ve orijinal bir görüntü olan, 1952 yılında Beyaz Saray üzerinde usulca ve filo halinde uçan UFO'ların görüntüsünü mutlaka görmüşsünüzdür. Çok sıkılıp daralmış olmalılar ki boy gösterme gereği his etmişler gibi...

İşte bu yüzden ABD Ay'a gidince astronotlar Ay üzerinde çok kısa süre kaldılar. Derhal geri döndüler ve sonra da Ay'a bir daha kırk yıl gidilmedi. Ve Ay'dan getirilen taşlar bile sırra kadem basıp kayboldular...  Neden mi? Çünkü ay taşlarına yapılacak bir karbon testi dünyayı şoka sokacaktı. Ay taşları dünyadan dört kat daha yaşlıydı. Bu da Ay'ın dünyadan kopan bir parça olmadığı ve dünyamızdan milyarlarca yıl önce bile Ay'ın var olduğunu gösterecekti. Ay'a yapılan gizli Apollo 18, Apollo 19 ve Apollo 20 uçuşlarında elde edilen bilgiler ve bulgular da kimse ile paylaşılmadı. Ay'da şehirler kurulu olduğu, her tarafının askeri üslerle dolu olduğu, orada kullanılan teknolojinin dünyamızdan belki binlerce sene ileride olduğu görüldü. Dahası da var, dünyamızdan birilerinin, binlerce sene önce Ay'a gittiği ve oralarda izini-işaretini bıraktığı da görüldü. Evet bundan binlerce yıl önce Hz. Süleyman peygamber zamanında dünya insanlığı, şu günümüzden daha ileri teknolojiye sahipti ve yıldızlar arası seyahat yapabiliyordu.

Yahudiler tarafından kurulmuş ve gerçekte Yahudiler tarafından yönetilen ABD'nin ve kurumlarının bu gerçekleri açıklama lüksü yoktu, olamazdı. Zira elde edilen her yeni bilgide, korkunç boyutta ileri teknolojiye sahip olan dünya dışı insanların büyük kısmının Müslüman oldukları bilgisi daha da netleşiyordu. Tam aksi olsa idi, uzaylılar denilen o farklı insan ırkları da Hristiyan ya da Yahudi çıksalardı, ABD ve NASA bunu bütün dünyaya davul zurna ile duyururdu. 

Artık elimizde olan yüzlerce kesin ve somut delil, ABD'nin ve NASA'nın onlarca yıldır binlerce konuda, bütün dünya insanlarını aldattığını ispat ediyor. 

Her şeye, en başta alıntıladığım cümlede olduğu gibi ancak ahmakları inandırabilecek bahaneler bulundu. Şöyle olmuştu da böyle yaptık denildi. "Ay'a kırk yıl bir daha neden gitmediniz?" diye sorun, "Ne gerek var bu kadar masrafa, zaten her şeyi öğrendik Ay hakkında?" diyecekler. 

1947 Roswell UFO kazasını yarım asır gizleyip inkar edip sonra itiraf ettiler, bakalım bu gerçekleri daha ne kadar gizleyip de sonra itiraf edecekler. Gerçi geçtiğimiz günlerde "Uzayda hayat olup olmadığını önümüzdeki 20 yıl içinde anlayacağız." şeklinde bir yalan daha söyleyip önceki on binlerce yalan açıklamlarına bir yenisini daha eklediler ama... Bu dünya, bu iletişim teknolojisi ile, gerçekleri meydana çıkartmak için o kadar uzun seneler beklemez...



#mfs kişisel hesapları: twitter | facebook | google+ | web


Yorum yapmadan önce



Bilmelisiniz ki bu yazıdaki iddiaların ispatı niteliğinde yüzlerce yayın var bu sitede. Önce sitemizde genel bir inceleme ve araştırma yapmanızı tavsiye ederim. 

ABD Ay’ı atom bombasıyla havaya uçuracakmış

Carl Sagan, Ay, Uzayda hayat var mı?, ABD, Sovyet uzay araştırmaları, Apollo görevleri, Apollo 18, Nükleer silahlar, Ay'da bulunan uzaylı mumyası, Geçmiş teknoloji devirleri,

ABD’nin 1950’li yıllarda yaşanan soğuk savaş döneminde Ay’ı atom bombasıyla havaya uçurarak Rusya’ya gövde gösterisi yapmayı planladığı ortaya çıktı.


Ünlü astronom Carl Sagan’ın da böyle bir patlamanın yaratacağı toz ve gaz etkisini anlamak için aynı yıllarda araştırma yaptığı belirlendi. Korkunç gerçek, o tarihte projenin başında bulunan silah geliştirme uzmanı Leonard Reiffel yıllar sonra basına yaptığı itirafla ortaya çıktı.
23 Kasım 2014 Pazar

Ünlü bilim adamı uzaylıların fotoğraflarını göstererek itiraflarda bulundu. [video]

Boyd Bushman, Videolar, ABD, 51. Bölge, Uzaylılar, NASA neden gizliyor, Gerçek uzaylı görüntüleri,


ABD'li ünlü bilim adamı, ölümünden bir süre önce çektiği videoda, uzaylı fotoğraflarını göstererek itiraflarda bulundu.

Amerika'da çölün ortasındaki 51. bölge isimli gizli askeri üs ile uzaylılar arasında bağlantılar olduğu, bu gizli üste gizlice başka dünyaların insanları ile ortak faaliyetlerde bulunulduğu iddialarını destekleyen yeni bir itiraf daha geldi. 

Dünyanın en büyük ve itibarlı firmalarında kırk yıla yakın araştırmacı ve bilim adamı olarak görev alan Boyd Bushman,  ölmeden önce kendisini kayıt altına alarak, ABD'de çok gizli projelerin yürütüldüğü Nevada eyaletindeki "Area 51" olarak adlandırılan askeri üste gelen uzaylıların varlığıyla ilgili çarpıcı itiraflarda bulundu.

Geçtiğimiz Ağustos ayında kaydedilen videoda ABD’li ünlü bilim adamı Boyd Bushman, bu gizli askeri üsde  mühendis olarak çalışırken gizlice ele geçirdiği uzaylıların fotoğraflarını yayınladı. Bushman, ABD’li yetkililer tarafından sürekli inkar edilen Area 51 merkezini gördüğünü ve orada uzaylıların yapısı ile ilgili çalışmalar yapan bir grup bilim adamının varlığına şahit olduğunu söyledi. 

Boyd Bushman, çekilen fotoğrafları delil olarak göstererek kayıt altına aldığı videoda, 51. bölge isimli gizli askeri üsde ele geçirilen uzaylıların iki tür olduğuna işaret etti. Uzun parmaklara ve perdeli ayaklara sahip olanların “Quintumnia” adlı bir gezegenden dünyaya geldiklerini ileri süren Bushman Nevada’daki üste çalışanların bunları iki gruba ayırmasının nedeni olarak da bir ırkın dünyalılara daha yakın olduğunu diğer grubun ise daha düşmanca bir tavır gösterdiğini iddia etti. 




Beyaz Saray'ın etrafında göstere göstere uçan UFO'lar [video]

Videolar, ABD, UFO, UFO'lar gerçek mi?, Gerçek UFO görüntüleri,


Beyaz Saray'ın etrafında göstere göstere uçan UFO'lar [video]






Video: Yer altındaki gizli uzaylı üsleri ve Amerika'nın dünyadan gizledikleri - Phil Schneider | Kısa Türkçe Belgesel

Videolar, Gizli uzaylı üsleri, Gizli yer altı üsleri, Uzaylılar, ABD, Phil Schneider, Belgeseller, Man in Black,


Birbirinden bağımsız, birbirinden habersiz ve birbirinden farklı zaman ve mekanlarda onlarca devlet görevlisi, bilim adamı, istihbaratçı, subay hep aynı şeyi iddia etti:

- Başka dünyalarda hayat var. Bizim dünyamıza gelen onlarca farklı uzaylı insan türü var. Bunlardan bazıları ile ABD hükumetlerinin gizli iletişimi var. Bunların kimisi saldırgan kimisi ise çok medeni, insancıl ve yardımsever...

İşte bunlardan sadece birisi Phill Shcneider... Onun hikayesi her şeyi meydana seriyor.

20 Kasım 2014 Perşembe

Mantar, bakteri ve yaban arısından drone

Drone, Vızıltı uçak, İHA, İnsansız Hava Araçları, Havacılık,

Görüntü toplama amacıyla kullanıldığı gibi askeri amaçlarla da kullanılan drone’ların ortak özelliği sahip oldukları motor ve diğer donanımlarının sert plastik ya da metal gibi malzemelerle kaplı olmasıydı… Olmasıydı diyoruz çünkü artık biyo-drone var!
Stanford, Brown ve Spelman Üniversitelerinden bir ekip; mantar, bakteri ve yaban arısı tükürüğünden drone yaptı. Mantarın vejetatif kısmının temel alındığı tasarımın üzeri ise bakteriyel selüloz tabakaları ile kaplandı.
Ortaya çıkan malzeme deriye benziyordu ve kurutulmasının ardından da su yalıtımı için de yaban arısı tükürüğü kullanıldı. Bir Quadrator’un teknolojik yapısı üzerine geçirilen bu kaplama, ilginç bir deneyin sonucu olarak teknoloji ve bilim dünyasının karşısına çıktı.
Stanford-Brown-Spelman ekibi prototip drone konsepti için üç boyutlu modelleme dosyalarını da (STL formatında) paylaştı. Yani kamuya açık bir proje söz konusu. Evde bu tip bir bileşimin oluşturulması mümkün olmayabilir ama örneğin laboratuvar ortamlardında deneysel amaçlarla üretim yapılabilir. Proje gizli operasyonlar için kullanılabilir bir formdan öte, sürdürülebilir biyo-malzemelerin üretimine odaklı bir deney oldu.

19 Kasım 2014 Çarşamba

Katil uydular, yeniden görevde mi?

Katil uydu, Rusya, ABD, Şangay Birliği, Elektromanyetik savaş, e-bomba, Cisim 2014-25E, Uzay savaşları, Kinetik önleme uydusu, Partikül silah sistemleri,


Uzayda, soğuk savaş yıllarının hikayelerini anımsatan bir gerginlik yaşanıyor.

Rusya ve Çin'in başını çektiği Şangay Birliği ile, Batılı ülkeler ve Siyonistler arasındaki gerginlik, uzay alanına da çoktan yansımıştı. ABD ve AB'nin Rusya'ya karşı uyguladığı ekonomik yaptırımlar karşısında, Rusya da batıya karşı bir takım kozlar kullanmıştı. Bunlardan biri de Uluslar Arası Uzay İstasyonu'na astronot ve kargo götürüp getirecek bir uzay mekiği bile kalmamış olan ABD'ye, her sefer için 75 milyon dolar gibi çok ağır bir fatura çıkartmak olmuştu. Şimdi ABD, UUİ'daki faaliyetlerini devam ettirebilmek için Rusya'ya muhtaç ve çok ağır maliyetlere mahkum...

Önceki yıl bir Rus denizaltısının ABD kıyılarında altı ay boyunca dolaştığı ve fark edilemediği meydana çıkmış, bu yıl Rusya'ya rest anlamında Karadeniz'e gönderilen ABD savaş gemisinin, silahsız bir Rus uçağı tarafından elektromanyetik bomba (e-bomba) tarafından, hiç can kaybı yaşanmadan kullanılamaz hale getirildiği, bütün elektronik sistemlerinin bir anda imha edildiği meydana çıkmıştı. Geminin üst düzey komutanları "Can güvenliğimiz sıfır. Karşı koyma gücümüz sıfır.." diyerek hemen istifalarını sunmuşlardı Amerikan Donanmasına... Görünen o ki, Rusya bununla da sınırlı bırakmadı karşı atağını...

Öyle görünüyor ki Rusya, Sovyetler Birliği döneminde çok sık kullandığı "Katil uydular"ını yeniden sahneye çıkardı.

Rus ordusu tarafından uzaya fırlatılan esrarengiz bir cisim, Batılı uzay ajansları tarafından takibe alındı.

Cismin bir uydudan arta kalan kalıntı mı, yoksa Rusların Batılı uyduları avlayıp imha etmek için kullanacağı bir silah mı olduğu bilinmiyor.

Son birkaç haftadır, Rusya ve Batı'daki amatör gökbilimciler ve uydu takipçileri, Cisim 2014-28E adı verilen bu cismin uzayda sıradışı manevralar yaparak Rusya'ya ait diğer cisimlere doğru yol aldığını gözlemledi.

Cisim ilk önce Mayıs ayında Rusya'nın uzaya fırlattığı haberleşme uydusunun bir parçası olarak tanımlanmıştı. Ancak ABD ordusu cismin hareketlerinden şüphelenerek cismi takibe aldı.

Şimdi cismin amacının ne olduğu bilinmiyor ve çeşitli spekülasyonlar yapılıyor. Bu olasılıklardan biri uzayı adeta bir elektrik süpürgesi gibi uydu kalıntılarından temizlemek amacıyla gönderilmiş olabileceği. Ya da uydulara yakıt ikmali ve tamirat amaçlı olabileceği tahmin ediliyor.

Ama Rusya'nın bu cismin fırlatılmasıyla ilgili bilgi vermemesi, cismin tuhaf hareketler yapması ve çok faal halde olması amacının daha farklı olabileceğine dair şüphelere neden oluyor.

Londra merkezli düşünce grubu Chatham House araştırma müdürü Patricia Lewis esrarengiz cisimle ilgili şunları söyledi:

"Ne olursa olsun, bu deneysel bir cisme benziyor. Bir kısmı sivil bir kısmı da askeri olmak üzere birkaç fonkisyonu olabilir. Bir olasılık bir tür kavrayıcı çubuk olmasıdır. Diğer bir olasılık ise diğer uydulara ateş eden kinetik saçmalara sahip olması. Ya da uydudan uyduya siber saldırı ve karıştırma amaçlı olabilir."

Anti-uydu silah sistemleri: "Katil uydular" olarak da bilinen bu uyduların amaçları düşman uydularını yok etmektir. Düşman uyduları vurmak için kinetik mermiler ya da enerji veya partikül silah sistemleri kullanırlar.
16 Kasım 2014 Pazar

Hadislerde haber verilen dünyalar savaşı, uzaydan gelen Ye'cüc ve Me'cüc halkları, onları imha eden biyolojik silahlar

Kıyamet, Ye'cüc ve Me'cüc, Ayet ve Hadisler, Hadislerde uzay, Mehdi, İsa aleyhisselam, Biyoloji, Dünyalar savaşı, Uzayda hayat var mı?, Deccal, Dabbe, Evrende yalnız mıyız?,



"Kıyametin ilk alametleri: Deccal, İsa (a.s.)’ın inmesi, Aden toprağından bir ateşin çıkıp halkı mahşere (Şam’a) sürmesi, öyle ki onlar kaylule (öğle uykusu) yaptığı zaman o ateş bekler. (Onlar yürüyünce o da yürür). Ve bir de Duhan, Dabbe ve Ye’cüc ve Me’cücün zuhurudur. Denildi ki : “Ya Resulallah, Ye’cüc ve Me’cuc nedir?” Buyurduki: Yec’cüc ve Me’cuc bir takım ümmetlerdik ki, her biri dörtyüz binliktir. Onlardan her bir kişi etrafında, kendi sulbünden gelme bin tane göz görmedikçe ölmez. Bunlar Adem evladıdır. Ve dünyanın harab olmasına çalışırlar. Geldiklerinde Fırat ve Dicle’den içerler. Taberiye gölünü kuruturlar. Beyt’i Makdise vardıklarında ise şöyle derler: “Dünya halkını tamamen öldürdük. Şimdi de göktekilerini öldürelim.” Ve oklarını göğe doğru atarlar da, o oklar kana bulaşmış alarak geri dönerler. Bunun üzerine: “Semadakileri de öldürdük” derler. O sırada İsa (a.s) ve müslümanlar Turi-Sina dağında bulunurlar. Allah, İsa (a.s)’a şöyle vahyeder: “Kullarımı Turdağı ve Eyle etrafında muhafaza et.” Sonra İsa (a.s) ellerini semaya kaldırıp dua eder. Müminler de “amin” derler. Bunun üzerine Allah Ye’cüc ve Me’cücün üzerlerine “hegaf” denen ve insanların burnundan giren kurtçukları gönderir. Bu kurtçuklar onları Şam’dan Şark’a kadar sarar ve böylece Ye’cüc ile Mec’ücün hepsi ölürler. Öyleki, onların cifelerinden arz kokar. O zaman Allah, göğe emreder. Ve gökten kırbadan boşanırcasına yağmur yağar, onların cife ve kokularından arzı yıkar. İşte ondan sonra güneşin garbten doğma vakti gelir." (Hadis-i Şerif, Ramuz el eHadis, Hz. İsa-15)

Şimdi biraz daha açalım: 

"Kıyametin ilk alametleri: Deccal, İsa (a.s.)’ın (ruh ve beden olarak yükseltildiği sema katından tekrar dünyamıza) inmesi, Aden toprağından bir ateşin çıkıp halkı mahşere (Şam’a) sürmesi, öyle ki onlar kaylule (öğle uykusu) yaptığı zaman o ateş bekler. (Onlar yürüyünce o da yürür). Ve bir de Duhan, Dabbe ve Ye’cüc ve Me’cücün zuhurudur. 

Denildi ki : “Ya Resulallah, Ye’cüc ve Me’cuc nedir?” 
Buyurdu ki: Yec’cüc ve Me’cuc bir takım ümmetlerdik ki, her biri dörtyüz binliktir. Onlardan her bir kişi etrafında, kendi sulbünden/kendi evladından gelme bin tane göz görmedikçe ölmez.(Onlardan biri kendi evladından dünyaya gelen binlerce torunlarını görecek kadar uzun yaşarlar ya da kısa sürede sık ve hızlı ürerler/çoğalırlar.) 

Bunlar Adem evladıdır(Semada dolaşabilen cinlerden ya da meleklerden değillerdir. Onlar da bizler gibi insandır. Ama başka gezegenlerin başka Ademlerinin evlatlarıdır.). Ve dünyanın harab olmasına çalışırlar(Bizim dünyamıza ve dünya insanlarına düşmandırlar). Geldiklerinde Fırat ve Dicle’den içerler. Taberiye gölünü kuruturlar(Ya kendileri ya geldikleri vasıtaları ya da hem kendileri hem de vasıtaları çok fazla suya muhtaçtırlar). Beyt’i Makdise(Mescid-i Aksa) vardıklarında ise şöyle derler: 

Dünya halkını tamamen öldürdük. Şimdi de göktekilerini öldürelim.” Ve oklarını göğe doğru atarlar da, o oklar kana bulaşmış olarak geri dönerler. Bunun üzerine: “Semadakileri de öldürdük” derler. 

O sırada İsa (a.s) ve müslümanlar Turi-Sina dağında bulunurlar(Hz. İsa, kendisinden önce çok büyük mücadeleler ile Müslümanları kuvvetlendiren ve teşkilatlandıran Hz. Mehdi'nin ve ordusunun başına geçecektir. Yeniden peygamberlik vazifesi ile gelmeyecek ve sadece müslümanlara komutanlık ve idarecilik yapacaktır). Allah, İsa (a.s)’a şöyle vahyeder: “Kullarımı Turdağı ve Eyle etrafında muhafaza et.” Sonra İsa (a.s) ellerini semaya kaldırıp dua eder. Müminler de “amin” derler. Bunun üzerine Allah Ye’cüc ve Me’cücün üzerlerine “hegaf” denen ve insanların burnundan giren kurtçukları gönderir(Allah her şeyi sebeplerle yaratmayı murat eder. Öyle anlaşılıyor ki, Hz. Mehdi'nin ordusu Deccal küfrünü yıktıktan, dünyanın idaresini ellerine aldıktan ve dünyadaki biyolojik silahlar dahil yüksek teknolojiyi ellerine aldıktan sonra, Ye'cüc ve Me'cüc isimli dünya dışı ve gayr-i müslim iki insan ırkı dünyamıza saldıracaklar). Bu kurtçuklar onları Şam’dan Şark’a kadar sarar ve böylece Ye’cüc ile Mec’ücün hepsi ölürler. Öyle ki, onların cifelerinden(leşlerinden) arz kokar. O zaman Allah, göğe emreder. Ve gökten kırbadan boşanırcasına yağmur yağar, onların cife ve kokularından arzı/yeryüzünü yıkar. İşte ondan sonra güneşin garbten/batıdan doğma vakti gelir(Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin idare ettiği Müslümanlar dünyanın hemen her yerinde idare sahibi olurlar, fen ve teknoloji akılların almayacağı kadar çok gelişir, semada Kur'an ayetlerinin indirildiği yerler, Kur'an'da haber verilen başka mucizeler de keşfedilir ve o vakitten sonra iman edenlerin imanları kabul olmaz. Zira gaybe iman ortadan kalkar. Görmeden iman edilmesi gereken şeyler görülebilir olur Muhtemelen farklı ışık boyutlarında yaşayan cinler ve melekler bile bir takım teknik aletler ile görülebilir hale gelir. Kısa süreli ve cennet misali bir dünya hayatı yaşanır. Başka gezegenlerdeki müslüman insanlarla da bir araya gelinir ki Kur'an ayetlerinde buna işaret var, sonra o başka müslüman insan ırkları ile başka gezegenler de feth edilir ve ardından da kıyamet kopar." (Hadis-i Şerif, Ramuz el eHadis, Hz. İsa-15)





Şu videolar konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olacaktır:


Uzayda hayat olduğu, Kur'an-ı Kerim'de açık bir ifade ile haber veriliyor | Ahmet Tomor Hoca





Onlar hep içimizdeydiler ve bazılarımızı çiplediler. 


Müslüman uzaylılar: İngiliz polisin gördüğü UFO


30 yıl gizlemeleri emir edildi. İngiliz askerleri ve UFO



Dünyanın pek çok ülkesi uzaylıların gerçek olduğunu biliyor ve gizliyor.








Antarktika'daki gizli üs Nazilerin mi uzaylıların mı?



Çok daha fazla sayıda sarsıcı videomuz var. Daha fazla video için buraya tıklayın!